2 Temmuz 2014 Çarşamba
6 Mayıs 2014 Salı
Aşk Mektupları / Letters to Juliet 2010
New York’ta yaşayan Sophie nişanlısı Victor ile birlikte ön balayı için İtalya’nın Verona şehrine gider.Şehri dolaşırken ziyaret ettiği yerlerden biri de Juliet’in Evi olur.Buradaki duvar aşk için tavsiye isteyenlerin mektupları ile doludur.
Herkes çekildikten sonra mektupları toplayan kadını takip ettiğinde kendilerine Juliet'in Sekreterleri diyen bi grupla karşılaşır..Merakına yenik düşüp gruba katıldığının ertesi günü Sophie bir mektubu almak isterken duvardaki taş düşer ve içinden 50 sene öncesine ait bir zarf çıkar.
Mektubun sahibi, Lorenzo adlı gence aşık olan fakat onu terketmek zorunda kalan Claire’dir.aradan çok zaman geçmesine rağmen yinede mektup yazıp Claire ulaşan Sophie, o ve yakışıklı torunu Charlie ile birlikte yıllar sonra Lorenzo’yu bulmak için yola koyulur.
Bu yolculuk hepsinin hayatını değiştirecektir.
Herkes çekildikten sonra mektupları toplayan kadını takip ettiğinde kendilerine Juliet'in Sekreterleri diyen bi grupla karşılaşır..Merakına yenik düşüp gruba katıldığının ertesi günü Sophie bir mektubu almak isterken duvardaki taş düşer ve içinden 50 sene öncesine ait bir zarf çıkar.
Bu yolculuk hepsinin hayatını değiştirecektir.
Açıkçası arkadaş tavsiyesiyle başladığım bu filmi bu kadar seveceğimi düşünmemiştim ama sevdim..Gerçekten..
Konu olarak biraz içi boş,biraz zayıf kalsa da anlatılmaya çalışılan hikaye,çekilen yerlerin olağanüstü güzelliği ve büyüleyen eski evler,tarlalar izlerken karakterlere değilde daha çok çevreye odaklanmamı sağladı diyebilirim..
Çünkü normalde İtalya öyle çok ilgimi çeken bi yer diil..Avrupa şehirlerinin soğuk duruşu yüzünden görmek istediğim şehirler sıralamasında belki ortalarda bi yerde ama bu filmde gördüğüm o yerler çok değişik bişiydi..Soğuk bi günde izlediğimden belki bilmiyorum ama o sıcaklığı sevdim..Garip bi şekilde kendimi iyi hissettirdi bana..Birde yemeklere azıcık odaklansalardı..3-5 tarif alabilseydim benden mutlusu olmazdı sanırım..Neyse... :)))
Bunların dışında karakterlerde fena değildi..Claire'in (yaşlı teyze) o kadar yol tepip Lorenzo'yu bulduğunda verdiği tepkilere çok güldüm..Tipik ergen kız durumu ve tepkisiydi ki sanırım hatun kısmı olarak hiç değişmiyoruz.. :D
Her yaşta verdiğimiz aşk mücadelesi hiç bitmicek bu gidişle de..
Başroldeki Amanda nam-i diğer Sophie rolünü iyi kotarmıştı..Giydiği kıyafetler ve finaldeki örgülü saçları çok hoştu ,çok beğendim..Ayrıca Sophie'nin tipik Amerikalı gel-gitleri ,Charlie'nin soğuk ve katı İngiliz duruşunun zamanla yumuşaması pambık gibi olmasını adım adım izlemek güzeldi..Gerçi Charlie'nin tipinden çok hoşlanmadım ama neyse film hatırına görmezden geliyorum...kkk
Kısacası izlerken ben çok keyif aldım..Uzun zamandır böyle güzel ve izlerken insanı yormayan film izlememiştim ve açık söylemek gerekirse bu çok iyi geldi..Eğer sizde romantik bişiler izlemek isterseniz bu film çok iyi bi seçim olabilir..Keyifli seyirler...
Burda da filmi bana tavsiye eden arkadaşımın filmle ilgili yorumları var..Okumak için tıktık...
25 Nisan 2014 Cuma
Mim; Kapatıyoruz!
Geçtiğimiz günlerde ülke gündemini fazlasıyla meşgul eden bi konu olan twitter'ın kapanma mevzusu üzerine La Fea ve Miss Nefertiti, sanal alemin yeni sosyalleşme alanları kapanırsa son sözünüz ne olur diye bir mim başlattılar..Tabi ben her zamanki gibi geç kaldım yazmak için..Derslerden ,misafirlerden ve bilumum gereksiz işten başımı kaldırıpta pc başına oturamıyorum ki arkadaş..Acık sosyalleşip 2 kelam edeyim.. :p
Neyse az biraz gecikmeyle pek sevgili kuzu supercell'imin pasladığı mim'in başına bugün oturabildim..Bide ayıptır söylemesi bi post yazmak o kadar zamanımı alıyo ki pc başından kalktığımda yeminle bi yerlerim tutulmuş oluyo.Bi çare lazım buna ya neyse konu bu diil..
Şimdi Facebook kapatılsaydı eğer son sözüm öyle afiili ağır oturaklı şeyler olmazdı büyük ihtimalle..
Zaten sosyal medya denilen şeyi oyun oynamak yada 3-5 ıvır zıvır iş için kullandığımdan öyle söylicek sözüm de yok ama son bir kez arama butonunu kullanıp, duvarımı işgal eden ama nezaket icabı bişey diyemediğim tüm gereksiz kişiler için biber oğlan eşliğinde '' az bi rahat verin lan '' son sözüm olurdu sanırım.. :D ( Evet arada kibar-nazik kız imajını yıkmak gerek..:P )
Twitter kapandığında ise ''yine geleceeeemm'' diyip bu gif eşliğinde veda edebilirdim ama hazırlıksız yakalandım o ayrı tebi.. :D Son birkez suju profilleri talan etmekte hiç fena olmazdı ..
Tumblr kapanırsa sanırım içlerinde en çok üzüleceğim şey bu olurdu..Çünkü blogumun görsel desteği,sponsoru burası..Uzun bi süre post yazamazdım sanırım..
Son mesajım da sanırım böle bişi olurdu..
İnstagram için ise söylicek bişeyim olmazdı çünkü instagram maceram açtıktan sonra çok sıkıcı bişi olduğuna karar verip kapattığımdan baya kısa sürdü..
Ama yinede bişi paylaşmak gerekirse sanırım o şey bu olurdu... :D
Son olarak ise bu mimi çook uzun zamandır bloglarında bişi paylaşmayan doğu denizi' ve drwilldone'a paslıyorum ki en kısa zamanda geri sahalara dönsünler..
Şimdiden kolay gelsin bayanlar.. :))
12 Nisan 2014 Cumartesi
Harry Potter Serisine Yeni Film Geliyor !..
J.K. Rowling’in yazdığı ve Harry Potter serisinde de bahsedilen; Harry Potter’ın ders kitaplarından biri olan “Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?” film olarak karşımıza çıkıyor.
Filmin yapımcı firması Warner Bros.’un CEO’su Kevin Tsujihara, filmin üçleme olacağını duyurdu. 42 sayfalık bir kitabın ne şekilde bir film olacağını merak ediliyordu ama bu kitapla adamlar üç film çekeceklerini açıkladılar.
Eylül 2013′te J.K. Rowling, kitabı senaryolaştıracağını ve kurguyu da tamamen Büyüzooloji uzmanı olan Newt Scamander üzerine kuracağını belirtmişti. (benim niye haberim yok acabaa) Anlaşılan bu kurgu aldı başını gitti ve hikaye de 3 filme yetebilecek kadar doldu.
Newt’in hikayesi, Harry’nin dünyaya gelmesinden 70 yıl öncesinde New York’ta başlayacak ve çok daha geniş bir büyücüler aleminin kapıları izleyiciye aralanacak. Pek çok fantastik yaratığı birarada göreceğimiz hikayenin ana kahramanı Newt Scamander kimdir, isterseniz ona bakalım.
Newt Scamander
Newton (“NEWT”*) Artemis Fido Scamander, 1897′de doğdu. Efsanevi canavarlara duyduğu ilgi, gösterişli Hipogrif’leri yetiştirmeye çok meraklı olan annesi tarafından teşvik edildi. Mr Scamander, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’ndan mezun olduktan sonra Sihir Bakanlığı’na girdi, Sihirli Yaratıkların Düzenlenmesi Ve Denetimi Dairesi’nde çalışmaya başladı.
Ev-Cinlerinin Yerleştirilmesi Dairesi’nde, “son derece sıkıcı” olarak tanımladığı iki yıl geçirdikten sonra, Canavarlar Bölümü’ne aktarılıp, garip ve sihirli canavarlar hakkındaki mükemmel bilgisi sayesinde orada hızla terfi etti. 1947′deki Kurtadam Kayıtları’nın yaratılmasından neredeyse tek başına sorumlu olmasına rağmen, en çok, 1965′te onaylanmış olan ve Britanya’da yeni ve ehlileştirilemez canavarların yaratılmasını etkin biçimde engelleyen Deneysel Yetiştirme Yasağı ile gurur duyduğunu söyler.
Mr Scamander’ın Ejderha Araştırma ve Kısıtlamaları Bürosu ile olan çalışmaları, ülkesi dışında birçok araştırma gezisine çıkmasına yol açtı. Bu çalışmalar sırasında, şimdi 52′nci baskısı yapılan dünya çapındaki çok-satan kitabı Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? kitabı için bilgi topladı.
Newt Scamander, sihirli canavarların incelenmesi bilimi Büyüzooloji’ye hizmetleri nedeniyle 1979′da İkinci Sınıf Merlin Nişanı’yla ödüllendirildi. Şimdi emekli olan yazar, eşi Porpentina ve ehli Mıncık’ları Hoppy, Milly ve Mauler ile Dorset’te yaşıyor.
Ev-Cinlerinin Yerleştirilmesi Dairesi’nde, “son derece sıkıcı” olarak tanımladığı iki yıl geçirdikten sonra, Canavarlar Bölümü’ne aktarılıp, garip ve sihirli canavarlar hakkındaki mükemmel bilgisi sayesinde orada hızla terfi etti. 1947′deki Kurtadam Kayıtları’nın yaratılmasından neredeyse tek başına sorumlu olmasına rağmen, en çok, 1965′te onaylanmış olan ve Britanya’da yeni ve ehlileştirilemez canavarların yaratılmasını etkin biçimde engelleyen Deneysel Yetiştirme Yasağı ile gurur duyduğunu söyler.
Mr Scamander’ın Ejderha Araştırma ve Kısıtlamaları Bürosu ile olan çalışmaları, ülkesi dışında birçok araştırma gezisine çıkmasına yol açtı. Bu çalışmalar sırasında, şimdi 52′nci baskısı yapılan dünya çapındaki çok-satan kitabı Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? kitabı için bilgi topladı.
Newt Scamander, sihirli canavarların incelenmesi bilimi Büyüzooloji’ye hizmetleri nedeniyle 1979′da İkinci Sınıf Merlin Nişanı’yla ödüllendirildi. Şimdi emekli olan yazar, eşi Porpentina ve ehli Mıncık’ları Hoppy, Milly ve Mauler ile Dorset’te yaşıyor.
* Newt kelimesi İngilizcede “su keleri” anlamına gelir.
** Alıntıdır...
Etiketler:
Büyüzooloji,
fantastic beasts & where to find them,
Fantastik Canavarlar Nelerdir,
fantastik film,
film,
harry potter yeni film,
J.K Rowling,
Nerede Bulunurlar filmi,
newt,
Newt Scamander,
su keleri
2 Nisan 2014 Çarşamba
Bol Müzikli Bir Animasyon: Karlar Ülkesi / Frozen (2013)
Selam millet..
Yılın en popüler animasyonu sonunda En İyi Animasyon dalında ki Oscar'ın sahibi oldu bizde rahatladık..Vizyonda olduğu süre boyunca boy boy cosplaylarini görmekten ve ''let it go'' şarkısının zibilyon seçenekli coverlarını dinlemekten içim şişsede yinede sevdiğim bi animasyon olduğundan sesimi çıkartmıyorum..Evet çok çıkarmıyorum..Neyse..
Filmimiz Arendelle Krallığının 2 prensesi olan Elsa ve Anna'nın minnak halleriyle başlıyor.. Eğlenirken bi anda yapılan hata Elsa'nın seneler boyunca kendini insanlardan ama en önemlisi kardeşi Anna'dan uzak tutmasına neden olur..
Olayla ilgili bütün anıları silinen Anna'nın olup bitenden haberi olmadığından buna bi anlam veremez ama yinede ablasıyla iletişim kurmanın her türlü yolunu da dener..Lakin Elsa'nın taç giyme töreninde bugüne kadar bastırılmış olan duygular açığa çıkınca işler kontrolden çıkar ve Elsa krallığı bi anda buzlar ülkesine çevirir..
Üstelik Elsa tek çıkış yolunu kaçmak olarak görünce,maceracı ve iyi kalpli bir kız olan Anna, hem kız kardeşi Prenses Elsa'yı bulup yaşadığı krallığa sonu olmayan kış getiren laneti bitirmesini sağlamak hemde şehrindeki insanları önceki güzel günlerine götürmeye karar verir.
Destansı bir yolculuğa çıkan Anna'nın yol arkadaşı ise usta bir dağcı olan Kristoff ve onun biricik dostu güvenilir Ren geyiği Sven'dir. yolculuk devam ederken Olaf isimli bir diğer yol arkadaşları daha olur. Olağanüstü yaratıklar ve korkutucu büyüler eşliğinde devam eden yolculuğun her dönemecinde farklı bir tehlike ortaya çıkar. Yolculuğun asıl zor yanı ise zamanla yarışıyor oldukları gerçeğidir.
Konusundan da anlaşılacağı üzere bol ekşınlı bi animasyonla karşı karşıyayız..Animasyon takıntım artık herkesçe biliniyo ama ben bu bol karlı, ışıltılı,buzlu animasyon filmini izlerken çoook eğlendim,çokta beğendim..Görselliği ve karakterleri her filmde bi gıdım daha ileri taşıyan Disney bunda da harika bi iş çıkartmış bence..Gerçi son birkaç filmdeki büyük göz çizimleri animelere taş çıkartıcak boyuta geldi ama neyse bundan sonrakilerin nasıl olacağını bakıp görücez..
Bunun dışında karakterlerin hepsi iyiydi ama Kardan adam Olaf ve Ren geyiği Sven'in haşarılıklarını izlemek daha bi keyifliydi..Ayrıca her ne kadar ''Let it Go'' şarkısından vizyonda olduğu süre boyunca sürekli dinlemek zorunda bırakıldığımdan yılsam da ,yinede bana film izlerken '' woaa iyi şarkıymış '' dedirttiğini kabul etmeliyim.. :D
Kısacası tam anlamıyla kışı yaşayamadığımız bu mevsimde ailecek izlenecek yada kendinizi iyi hissettirecek eğlenceli bişey arıyosanız ,7.9'luk imdb puanı ve 102 dklık süresiyle bol müzikli ve fantastik Frozen tam size göre bi film..
Şimdiden keyifli seyirler.. :)))
bu bakış...kkk..
sırf bunu bulabilmek için kaç tumblr hesabını talan ettiğime inanamazsınız.. :D
21 Mart 2014 Cuma
Islık Çalabilme Denemeleri Part 2 :D
Selam millet..
Vakti zamanında şöyle bir yazı yazmıştım hatırlarsanız eğer artık esaslı bir başarıya ulaştığımdan sizleri de bundan haberdar edeyim istedim..
1 aylık bi çalışma sonunda azmin zaferi olaraktan çok feci ıslık çalabilme yeteneğimi kazanmış bulunmaktayım..
Evvetttt.. tey tey teyy... :D
Hatta öyle ki sokakta çalan bir ıslığa fiyuvv fiivvtt şeklinde cevap verip atışmalar bile yapabiliyorum..
Evet karşımdakileri tanımıyorum ama cevap veriyorum..
Evet,bir hatun kişisinin böyle tanımadığı kişilerle aşık atması hiç hoş diil...
Biliyorum ,biliyorum..
Herkes öyle söylese bile ben içimdeki bu ıslık çalma isteğini henüz durdurabilmiş değilim..Her türlü balkon-pencereye çıkma engellemelerine karşılık yinede çabalıyorum ve bu herşeyden çok çabuk sıkılan ben için büyük bişe..kkkk
Ayrıca sizde biliyosunuz ki çok zor kazandım bu yeteneği ,o yüzden öyle kolay kolay kaybetmeye hiç niyetim yok..
Denemek isteyenler olursa eğer bu yazımdaki aşamaları tek tek yaparsanız gerçekten oluyo..Çevreye saçtığınız gürültü kirliliği ve ses çıkarma denemeleri sırasındaki kısa süreli baş dönmelerini görmeyip pes etmezseniz eğer 1 aya kalmaz çok yetenekli bi ıslıkçı olmanız mümkün.. :D kkk
Neyse ben şimdi gidip dışarda çalan 3-5 ıslığa da cevap verip geliyorum..
Çalışmaya devam,durmak yok..Fighting.. :D
Vakti zamanında şöyle bir yazı yazmıştım hatırlarsanız eğer artık esaslı bir başarıya ulaştığımdan sizleri de bundan haberdar edeyim istedim..
1 aylık bi çalışma sonunda azmin zaferi olaraktan çok feci ıslık çalabilme yeteneğimi kazanmış bulunmaktayım..
Evvetttt.. tey tey teyy... :D
Hatta öyle ki sokakta çalan bir ıslığa fiyuvv fiivvtt şeklinde cevap verip atışmalar bile yapabiliyorum..
Evet karşımdakileri tanımıyorum ama cevap veriyorum..
Evet,bir hatun kişisinin böyle tanımadığı kişilerle aşık atması hiç hoş diil...
Biliyorum ,biliyorum..
Herkes öyle söylese bile ben içimdeki bu ıslık çalma isteğini henüz durdurabilmiş değilim..Her türlü balkon-pencereye çıkma engellemelerine karşılık yinede çabalıyorum ve bu herşeyden çok çabuk sıkılan ben için büyük bişe..kkkk
Denemek isteyenler olursa eğer bu yazımdaki aşamaları tek tek yaparsanız gerçekten oluyo..Çevreye saçtığınız gürültü kirliliği ve ses çıkarma denemeleri sırasındaki kısa süreli baş dönmelerini görmeyip pes etmezseniz eğer 1 aya kalmaz çok yetenekli bi ıslıkçı olmanız mümkün.. :D kkk
Neyse ben şimdi gidip dışarda çalan 3-5 ıslığa da cevap verip geliyorum..
Çalışmaya devam,durmak yok..Fighting.. :D
5 Mart 2014 Çarşamba
Sevimli Canavarlar Üniversitesi - Monsters University / 2013
2001 yapımı sevimli canavarlar filmini izlediniz mi bilmiyorum ama 12 yıl aradan sonra devam filmi niteliğinde çekilen Sevimli Canavarlar Üniversitesi ilk filmden aldığını o keyfi bu filmden de alacağınız konusunda çok iddialı..
Film Mikey'nin Canavarlar Üniversitesine nasıl gitmeye karar vermesiyle başlıyor..Canavar toplumunun başlıca öğesi korku olunca nazik,kibar ve düşünceli olan Mikey arkadaşları tarafından dışlanıyor..Tüm bunlara aldırmasa da tipinin insanları korkutmaktan çok güldürdüğü,komik bulunduğu için bu dışlama üniversiteye girince katlanıyor..
İkilinin henüz sıkı dost olmadığı ve hatta ilk tanıştıklarında aslında çok da iyi anlaşamıyor olduklarına tanık oluyoruz filmin ilerleyen sürelerinde.
İtişip kakışmalar,rekabet etmeler derken işler çığırından çıkıyor ve ikilimiz okuldan atılma tehdidiyle karşı karşıya kalıyorlar..Okulda kalmanın tek yolu ise Korku Oyunları Turnuvasının kazananı olup bu şekilde okulun korkunç dekanına kendilerinin de korkunç olabileceklerini kanıtlayabilmek..
Mikey ve Sully'nin karşısındaki dişli rakipler bir yana, hiçbir iddiası olmayan ve çay kulübüne benzeyen bi kulüple turnuvayı kazanma ve bu sayede okulda kalıp hayallerinin büyük kısmını kaplayan Korku Fakültesine devam edebilme amaçları ilk başlarda sekteye uğrasa da , turnuva ilerledikçe bu sıkı dostluğun nasıl başladığına , birbirlerinin farklılıklarına nasıl tahammül edip ,eksik yanlarını tamamlayarak bunların üstesinden geldiklerini görüyoruz.
Ve tabi içlerindeki potansiyeli fark etmelerini de..
Sonuçta herşey doğuştan değildir, Canavar olmak da öğrenilebilir!
Ben izlerken çok eğlendim ki ilk filmi de defalarca izlediğimden bunda da hiç sıkılmadım diyebilirim..Keyifli zaman geçirmek için çok ideal bi film olduğundan kesinlikle tavsiye edilir.. :D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)































